.png)
NEDEN SADECE “HAYIR” DEMEK BAĞIMLILIĞIN ÖNLENMESİNDE ETKİSİZDİR?
Yazan: Melike Şimşek
“Hayır de” sloganı “Uyuşturucu kullanıyorsan, yanlış seçim yapmışsındır” veya “Herkes kendi kaderinden sorumludur” anlayışını güçlendirmektedir. Bu söylem, yoksulluk, eşitsizlik, ayrımcılık, mahalle etkisi gibi sistemsel sorunları bilinçli biçimde perdeler.
Bilimsel çalışmalar sadece “hayır” demenin önleme anlamında önemli bir etkisinin olmadığını göstermiştir. “Hayır de” sloganı ucuzdur, düşük maliyetlidir. Bilimsel doğruluk yerine iletişim kolaylığını önceler. Okul temelli, beceri odaklı önleme programlarının maliyeti daha yüksektir ama etkindir.
Çekirdek aileyi idealize eden, “iyi çocuk-kötü çocuk” ayrımını besleyen bir dildir. İçerik “İyi ailede büyüyen çocuk hayır der” tadındadır. Bu yaklaşım; travmatik aileleri, işlevsiz bağlanmaları ve ebeveyn sorunlarını görmezden gelir ve suçu bireyin karakterine yükler.
Örneğin ABD’de popüler olan “Just Say No” kampanyası, politik olarak çok görünürdü ancak sahada ölçülebilir etkisi zayıftı. Bu nedenle birçok araştırmacı bunu “policy as performance” (politika yapıyor gibi görünme) örneği olarak değerlendirdi.
“Hayır de” sloganı; sorumluluğu bireye yükleyen, yapısal eşitsizlikleri görünmez kılan ve cezalandırıcı politikaları meşrulaştıran bir önleme söyleminin sembolüdür. Halbuki soru “Gençler neden madde kullanıyor?” olmalı, “Kullanan genç nerede hata yaptı?” üstüne olmamalıdır.
Baskın olan söylem; “Uyuşturucu kötüdür, uzak dur”, “İrade güçlü olursa sorun olmaz” ve “Aile çocuğuna sahip çıkarsa bağımlılık olmaz” şeklindedir.
Yoksulluk, işsizlik, kentleşme, okul iklimi, genç işsizliği, travma ve aile içi sorunlar önleme söyleminin merkezine girmelidir. “Genç hayır desin” demek, “Genç neden evet deme ihtiyacı hissediyor?” demekten eksiktir ve daha politiktir.
Bağımlılık; duygu düzenleme, travma, bağlanma, akran ilişkileri ve beyin gelişimi gibi çok çeşitli etkenlerle ilişkilidir. Bu nedenle; önleme dili slogana indirgenmemelidir.